Op. Dr. Ali Yıldırım

Genel Sorular

Muayene süresinin yeterli olabilmesi ve bekleme oluşmaması için randevu ile gelmenizi öneriyoruz. Randevunuzu telefon, WhatsApp ya da web sitesindeki randevu formu üzerinden oluşturabilirsiniz.

İlk görüşme bir muayenedir. Şikâyetiniz dinlenir, ilgili bölge incelenir, sağlık öykünüz ve kullandığınız ilaçlar sorgulanır. Gerekirse tetkik istenir. Ardından uygun seçenekler, süreç, olası riskler ve beklenebilecek sonuç açık biçimde anlatılır. İlk görüşmede işlem yapılması zorunlu değildir.

Sağlık alanında tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerini düzenleyen mevzuat, sağlık hizmetlerine ilişkin fiyat bilgisinin web sitesi ve sosyal medya gibi mecralarda yayınlanmasına izin vermemektedir. Ayrıca her uygulama kişiye göre farklı planlandığı için muayene olmadan verilecek bir rakam gerçeği yansıtmaz.

Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik, hasta görselleri ile öncesi–sonrası karşılaştırmalarının paylaşılmasını yasaklamaktadır. Bu nedenle sitemizde ve sosyal medya hesaplarımızda bu tür içerikler yer almaz.

Uygulamaya göre değişir. Enjeksiyon temelli işlemlerin çoğunda yalnızca hafif bir batma hissi olur; istenirse öncesinde yüzeyel uyuşturucu krem kullanılır. Saç ekimi ve ip askı gibi uygulamalar lokal anestezi altında yapılır ve işlem sırasında ağrı duyulmaz.

Gebelik ve emzirme döneminde medikal estetik uygulamalarının büyük bölümü ve saç ekimi önerilmez. Bu dönemde yapılabilecek sınırlı bakım uygulamaları için muayenede bilgi verilebilir.

Mutlaka muayenede belirtmeniz gerekir. Kan sulandırıcılar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar, izotretinoin ve bazı kas gevşeticiler uygulama planını değiştirir. Bazı durumlarda ilgili branş hekiminden onay istenir.

Evet. Her uygulamanın kendine özgü bir kontrol takvimi vardır. Saç ekiminde 1., 3., 6. ve 12. aylarda; enjeksiyon temelli uygulamalarda genellikle 2.–4. hafta arasında kontrol planlanır. Kontroller sürecin ayrılmaz bir parçasıdır.

Şehir dışından gelen hastalar için ön görüşme telefon veya görüntülü görüşmeyle yapılabilir; ancak kesin plan ve işlem kararı yüz yüze muayeneden sonra verilir. Saç ekimi gibi uzun süren işlemlerde konaklama ve kontrol takvimi önceden birlikte planlanır.

Hayır. Tıbbi uygulamalarda sonuç garantisi verilmesi hem mevzuata aykırıdır hem de tıbbi gerçeklikle bağdaşmaz. Sonuçlar; kişinin doku özelliklerine, iyileşme kapasitesine ve bakım talimatlarına uyumuna göre değişir. Size verebileceğimiz tek garanti, uygun olmayan bir işlemi önermeyeceğimizdir.

Ortalama 4–6 aydır. Kas yapısı, metabolizma hızı, uygulanan bölge ve doz bu süreyi etkiler. Düzenli tekrarlanan uygulamalarda kas aşırı kasılma alışkanlığını kısmen kaybettiği için etki süresi zamanla biraz uzayabilir.

Kullanılan iğneler çok incedir ve enjekte edilen miktar azdır; çoğu kişi yalnızca hafif bir karıncalanma tarif eder. Ağrı eşiği düşük olanlarda işlemden 20 dakika önce yüzeyel uyuşturucu krem uygulanabilir.

Aynı gün günlük hayatınıza dönebilirsiniz. Uygulama noktalarında birkaç saat sürebilen küçük kızarıklıklar olabilir; bunlar kısa sürede kaybolur.

Hayır. Etki geçtiğinde kas eski çalışma düzenine döner ve cilt uygulama öncesindeki görünümüne geri gelir. Çizgilerin daha derin hale geldiği yönündeki yaygın inanış doğru değildir.

Kullanılan ürünün yoğunluğuna, uygulandığı bölgeye ve kişinin metabolizmasına göre ortalama 8–18 ay arasında değişir. Dudak gibi hareketli bölgelerde süre daha kısa, çene ve elmacık gibi yapısal bölgelerde daha uzun olma eğilimindedir.

Özellikle dudak ve göz altı bölgesinde ilk 2–5 gün ödem beklenen bir durumdur. Soğuk uygulama, başı yüksekte uyumak ve tuz tüketimini azaltmak ödemi hızlandırmadan geçirmeye yardımcı olur. Nihai sonuç 2 hafta sonra değerlendirilir.

Doğru planlanmış bir uygulamada amaç hacim eklemek değil, kaybedilen desteği yerine koymaktır. Yüzün büyüdüğü ya da yapaylaştığı görünüm, genellikle bölge seçimi ve miktarın orantısız olmasından kaynaklanır.

Hyaluronik asit içerikli dolgular hyaluronidaz enzimi ile eritilebilir. Bu, hem istenmeyen estetik sonuçlarda hem de nadir görülen damarsal komplikasyonlarda önemli bir güvenlik avantajıdır.

Dudak hareketli bir bölge olduğu için ürün buradaki emilim hızı diğer bölgelere göre biraz daha yüksektir. Ortalama kalıcılık 8–12 aydır; kişinin metabolizması ve kullanılan ürün bu süreyi etkiler.

Hayır. İlk 48 saatteki dolgunluk büyük ölçüde ödeme bağlıdır. Gerçek sonuç 10–14 gün sonra ortaya çıkar; bu nedenle erken değerlendirme yanıltıcı olur.

Daha önce uçuk (herpes labialis) öyküsü olan kişilerde işlem tetikleyici olabilir. Bu durum muayenede sorgulanır ve gerekirse uygulamadan önce koruyucu antiviral tedavi başlanır.

Kademeli ve ölçülü uygulamada bu beklenen bir sonuç değildir. Yine de memnun kalmadığınız bir sonuçta hyaluronik asit dolgusu enzimle eritilebilir.

Uygulama bölgesine ve hedefe göre değişmekle birlikte genellikle 4–8 seanslık bir kür planlanır. Seanslar haftada bir ya da iki haftada bir uygulanır. Sonrasında idame seansları önerilebilir.

İğneler çok ince olduğu için çoğu kişi yalnızca hafif batma hissi tarif eder. Saçlı deri gibi daha hassas bölgelerde istenirse öncesinde yüzeyel uyuşturucu krem uygulanabilir.

Hayır. Bölgesel mezoterapi, diyet ve egzersize dirençli küçük yağ birikimlerine yöneliktir; kilo verme ya da obezite tedavisi yöntemi değildir. Beslenme ve hareket düzeni olmadan anlamlı bir sonuç beklenmemelidir.

Tamamen size aittir. İşlemin başında kolunuzdan alınan kan, aynı seans içinde ayrıştırılarak size geri uygulanır. Dışarıdan hiçbir madde eklenmez; bu nedenle alerjik reaksiyon riski oldukça düşüktür.

Genellikle 3–4 hafta aralıklarla 3–4 seanslık bir kür planlanır. Etki kümülatif olduğu için küre tamamlanmadan sonuç değerlendirmesi yapılması doğru değildir.

PRP, saç dökülmesinin nedenine yönelik bir tedavi değildir; destekleyici bir uygulamadır. Dökülmenin nedeni belirlenip (hormonal, demir eksikliği, tiroid, stres vb.) ana tedavi planlandığında PRP bu planı destekleyen bir bileşen olarak kullanılır.

Hayır. Dolgu hacim eklemek için kullanılır ve etkisi anında görülür. Polinükleotid uygulaması ise dokunun kendini onarmasını uyarır; etkisi kademeli olarak, seanslar ilerledikçe ortaya çıkar.

Ürün yüksek saflıkta işlenmiş olsa da balık alerjisi öyküsü mutlaka muayenede belirtilmelidir. Bu durumda uygulama hekim değerlendirmesine göre planlanır ya da alternatif yöntemler tercih edilir.

Göz altı koyuluğunun birden fazla nedeni vardır: cilt inceliği, pigmentasyon, damarsal yapıların görünürlüğü ve çukurluk. Polinükleotid özellikle cilt kalitesi ve inceliğe bağlı durumlarda destekleyicidir; pigment ya da yapısal çukurluk kaynaklı durumlarda tek başına yeterli olmayabilir.

Leke tipine göre değişir. Güneş lekelerinde belirgin açılma sağlanabilirken, melasmada hedef genellikle lekeyi kontrol altında tutmak ve koyulaşmasını engellemektir. Tam kaybolma garantisi hiçbir leke tipinde verilemez.

Evet. UVA ışınları bulutları ve camı geçer; kış aylarında ve kapalı havalarda da pigment hücrelerini uyarır. Leke tedavisinde güneş koruyucunun yıl boyunca ve düzenli kullanılması sonucu doğrudan etkiler.

Uygulanan yönteme ve lekenin tipine göre değişir. Genellikle ilk belirgin değişim 3. seanstan sonra fark edilir; kalıcı iyileşme için 3–6 aylık bir süreç ve evde bakımın sürdürülmesi gerekir.

Soyulma miktarı uygulanan peelingin derinliğine bağlıdır. Yüzeysel peelinglerde çoğunlukla hafif pullanma görülürken, orta derinlikte uygulamalarda birkaç gün süren belirgin soyulma olur. Hangi derinliğin uygulanacağı, sosyal planınız da dikkate alınarak birlikte kararlaştırılır.

Yoğun güneşli dönemlerde ancak yüzeysel peelingler ve sıkı güneş koruması koşuluyla planlanabilir. Orta ve derin peelingler için güneşin daha az yoğun olduğu aylar tercih edilir.

Yüzeysel ve orta derinlikteki renk değişikliği tipindeki izlerde belirgin iyileşme sağlanabilir. Derin, çukurlaşmış izlerde ise peeling tek başına yeterli olmaz; mikroiğneleme gibi yöntemlerle birlikte planlanması gerekir.

Hayır. İleri derecede sarkma ve belirgin deri fazlalığı olan durumlarda cerrahi yüz germenin yerini tutmaz. Hafif ve orta düzeyde sarkmada, daha az müdahaleli ve daha kısa iyileşme süreli bir seçenektir.

Doğru katmana yerleştirilen ipler dışarıdan görünmez. İlk haftalarda bölgede gerginlik hissi ve nadiren ipin hattı boyunca hafif bir his olabilir; bu durum genellikle 2–3 hafta içinde kaybolur.

İpler eridiğinde yüz, uygulama öncesindeki duruma zamanla geri döner; daha kötü bir hale gelmez. Oluşan doku yanıtı nedeniyle bir miktar kazanım bir süre daha korunur.

Uygulamadan önce yüzeyel uyuşturucu krem kullanıldığı için işlem genellikle tolere edilebilir düzeydedir. Alın ve çene ucu gibi kemiğe yakın bölgelerde his daha belirgin olabilir.

İzlerin derinliğine ve yaygınlığına göre genellikle 3–6 seans planlanır. İzler tamamen kaybolmaz; hedef belirgin ölçüde yumuşatmak ve cilt yüzeyini daha düzgün hale getirmektir.

Aktif ve iltihaplı lezyonların bulunduğu dönemde uygulanmaz. Önce aknenin kontrol altına alınması, ardından iz tedavisine geçilmesi gerekir.

Evet. Uygulama iyileşme süresi gerektirmez; cildiniz işlem sonrası nemli ve canlı görünür. Aynı gün günlük hayatınıza dönebilirsiniz.

Cildin yenilenme döngüsüne uygun olarak ayda bir seans önerilir. Gözenek tıkanıklığı yoğun olan ciltlerde başlangıçta daha sık planlanabilir.

Hayır. Hydrafacial bir bakım uygulamasıdır; cilt tonunu geçici olarak iyileştirir ancak leke tedavisi değildir. Lekeler için ayrı bir tedavi planı gerekir.

Lipoliz bir kilo verme yöntemi değildir; tartıda anlamlı bir değişim beklenmemelidir. Hedef, belirli bir bölgedeki çevre ölçüsünü ve yağ kalınlığını azaltmaktır.

Uygulanan bölgedeki yağ hücrelerinin içeriği azalır; ancak kilo alınması durumunda kalan hücreler yeniden hacim kazanabilir. Sonucun korunması kilo kontrolüne bağlıdır.

Bölgenin büyüklüğüne ve yağ kalınlığına göre genellikle 2–3 hafta arayla 4–6 seans planlanır. İlk seanstan sonra belirgin değişim beklenmemelidir.

Nakledilen saçlar 2.–8. haftalarda dökülür (şok dökülme); bu normaldir. Yeni çıkışlar 3.–4. ayda başlar, 6. ayda belirgin dolgunluk görülür ve nihai sonuç 12.–18. ayda ortaya çıkar. Erken dönemde sonuç değerlendirmesi yapmak doğru değildir.

Açık alanın büyüklüğüne, mevcut saç yoğunluğuna ve donör kapasitesine göre belirlenir. Bu sayı ancak muayenede, saçlı deri incelemesiyle söylenebilir. Muayene olmadan verilen greft sayıları güvenilir değildir.

FUE yönteminde kökler tek tek alındığı için şerit yöntemindeki gibi çizgisel bir dikiş izi oluşmaz. Alınan noktalarda çok küçük, saç uzadığında görünmeyen noktasal izler kalır.

Donör bölgeden alınan kökler hormona dirençli oldukları için nakledildikleri yerde de bu özelliklerini korur ve kalıcıdır. Ancak ekim yapılmamış bölgelerdeki kendi saçlarınızın dökülmesi devam edebilir.

Biri diğerinden üstün değildir; farklı ihtiyaçlara uygun tekniklerdir. Mevcut saç arasına sıklaştırma ve ön çizgi hassasiyeti gereken durumlarda DHI, geniş açık alanlarda ve yüksek greft sayılarında klasik FUE daha pratik olabilir.

Sınırlı greft sayılarında, yalnızca donör bölgenin kısaltılmasıyla tıraşsız uygulama mümkün olabilir. Ancak geniş alanlarda ve yüksek greft sayılarında bu yaklaşım pratik değildir. Uygunluk muayenede belirlenir.

Teknik olarak daha uzun süren ve tek kullanımlık özel aparat gerektiren bir yöntemdir. Fiyat bilgisi, mevzuat gereği web sitesi üzerinden paylaşılmamaktadır; muayene sonrasında bilgi verilir.

Safir uç, kanal açma aşamasında daha az doku travması ve daha konforlu bir iyileşme sağlar. Ancak sonucun kalitesini asıl belirleyen planlama, açı–yön doğruluğu ve uygulama titizliğidir.

Kanallar daha küçük açıldığı için kabuklanma dönemi genellikle birkaç gün daha kısa olur ve ödem daha sınırlı seyredebilir. Saçın çıkış takvimi ise değişmez.

Çoğu durumda uygulanabilir. Saç ve saçlı deri yapısına göre hangi uç tipinin ve hangi kanal açma yönteminin uygun olduğu muayenede değerlendirilir.

Doğallık, kanalların doğru açı ve yönde açılmasına ve yalnızca tek köklü greft kullanılmasına bağlıdır. Doğru planlanmış bir uygulamada sonuç doğal görünür; yanlış açıyla yerleştirilen kıllar ise dik ve yapay bir görüntü oluşturur.

Evet. Kıllar saç kökeni taşıdığı için uzamaya devam eder ve 2–4 haftada bir kısaltılması gerekir. Bu, kaş ekiminin kalıcı bir özelliğidir.

Kabuklanma 5–10 günde dökülür. Çoğu kişi 3–5 gün içinde sosyal hayatına döner. Nihai sonuç ise 8–12 ayda ortaya çıkar.

İşlem lokal anestezi altında yapılır; anestezi sırasındaki hafif batma hissi dışında ağrı duyulmaz. İşlem sonrası birkaç gün süren hafif hassasiyet basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.

İlk 10 gün kesinlikle tıraş olunmamalıdır. Makine ile kısaltma genellikle 2. haftadan sonra, jilet tıraşı ise 3.–4. haftadan itibaren hekim onayıyla yapılabilir.

Ense bölgesinden alınan kökler hormona dirençli olduğu için kalıcıdır. İlk haftalarda görülen şok dökülme geçicidir; kökler yerinde kalır ve 3.–4. aydan itibaren yeniden çıkar.

FUE yöntemiyle yapılan ekimde yüz bölgesinde görünür bir iz kalmaz. Donör bölgedeki noktasal izler saç uzadığında görünmez hale gelir.

Sınırlı greft sayılarında, yalnızca ense bölgesinde üstteki saçla örtülen dar bir şeridin kısaltılmasıyla uygulama yapılabilir. Yüksek greft ihtiyacı olan durumlarda bu yöntem pratik olmayabilir; uygunluk muayenede belirlenir.

Hayır. Özellikle yaygın ve difüz seyrelmede donör bölge de etkilenmiş olabileceği için ekim uygun değildir. Öncelikle dökülmenin nedeni araştırılır; birçok durumda medikal tedavi daha doğru bir seçenektir.

Evet. Yüksek alın yapısına sahip kadınlarda saç çizgisinin öne alınması, kadınlarda en sık ve en başarılı uygulanan saç ekimi endikasyonlarından biridir.

Tek başına kalıcı bir çözüm değildir. Dökülmenin nedenine yönelik tedaviyle birlikte planlandığında destekleyici bir etkisi vardır. Nedeni belirlenmeden yapılan uygulamalardan kalıcı sonuç beklenmemelidir.

Saç döngüsü yavaş işlediği için ilk belirgin değişim genellikle 3. aydan itibaren fark edilir. Küre tamamlanmadan ve en az 3 ay geçmeden sonuç değerlendirmesi yapmak doğru değildir.

Mezoterapide dışarıdan hazırlanmış vitamin ve besleyici karışımlar kullanılır. PRP'de ise kişinin kendi kanından elde edilen, trombositten zengin plazma uygulanır. İkisi birlikte, birbirini tamamlayacak şekilde de planlanabilir.

PRP, tamamen kapanmış ve kıl kökü kalmamış bölgelerde yeni saç oluşturmaz. Mevcut ancak zayıflamış kılları desteklemeye yöneliktir. Bu nedenle erken evrede uygulandığında daha anlamlı sonuç verir.

Başlangıçta ayda bir olmak üzere 3–4 seans uygulanır. Sonrasında elde edilen durumu korumak için 6–12 ayda bir idame seansı önerilir.

Evet. Ekim öncesinde mevcut saçı güçlendirmek, ekim sonrasında ise iyileşmeyi ve greft tutunmasını desteklemek amacıyla planlanabilir. Zamanlama hekim tarafından belirlenir.

Günde ortalama 50–100 tel dökülme fizyolojik kabul edilir. Bunun belirgin biçimde üzerine çıkan, haftalar süren ve saç yoğunluğunda gözle görülür azalmaya yol açan dökülmeler değerlendirilmelidir.

Genellikle ferritin, tam kan sayımı, tiroid fonksiyon testleri, D vitamini ve B12 düzeyleri istenir. Kadınlarda gerektiğinde hormonal panel eklenir. Tetkik seçimi öykü ve muayene bulgularına göre belirlenir.

Geçici nedenlere bağlı dökülmelerde neden ortadan kalktığında tedavi sonlandırılabilir. Genetik dökülmede ise tedavi kesildiğinde süreç kaldığı yerden devam ettiği için sürdürülebilir bir plan oluşturulması gerekir.

Şampuan saç telini ve saçlı deriyi etkiler, ancak kıl kökünün hormonal ya da sistemik nedenlerle dökülmesini durduramaz. Uygun şampuan seçimi destekleyici bir adımdır; tek başına bir tedavi değildir.

Hayır. Trikoskopi tamamen dışarıdan, büyütmeli bir kamera ile yapılan bir görüntüleme işlemidir; iğne ya da kesi içermez.

Görüntüler işlem sırasında alınır ve aynı seansta değerlendirilerek size açıklanır. Kan tetkikleri isteniyorsa nihai plan, sonuçlar geldikten sonra oluşturulur.

Tedavi sürecinin objektif olarak izlenebilmesi için genellikle 3–6 ayda bir tekrarlanır. Aynı bölgelerin karşılaştırmalı görüntülenmesi, gözle fark edilemeyecek değişimleri ortaya koyar.

Buradaki yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır. Kendi durumunuza özel sorular için muayene randevusu oluşturabilir ya da bize ulaşabilirsiniz.